Aralık 2017 ve Ocak 2018 Programı

365 gün Ayvalık, 4 mevsim Cunda

Fotoğraf

Yöneticiliğini Özlem Şahin’in yaptığı Vizörden Görünen Hayat Fotoğraf Yarışması Grubu Aralık ve Ocak ayları yarışma konularını aşağıda bulabilirsiniz. Facebook üzerinden herkesin en fazla çektiği üç fotoğrafıyla katılabileceği ve ilginç konuları olan bir grup. İşte konular 🙂

Aralık 2017

19 – 25 Aralık: Çoşku

26 Aralık – 1 Ocak: Yılbaşı Süsleri

Ocak 2018

2 – 8 Ocak: Parlak Renkler

9 – 15 Ocak: Serbest Tema

16 – 22 Ocak: Flu

23 – 29 Ocak: Geometrik

Daha detaylı bilgi için Facebook adresi: https://www.facebook.com/groups/227707380686346/

Instagram hesabı: https://www.instagram.com/vizordengorunenhayat/

Fotoğraf severler ziyaret edin derim 🙂

View original post

BİR GECE SAHİLDE

Ay ışığının yıkadığı incecik, gümüşi kumun üzerinde sırtüstü uzanmış, ellerimi başımın altında kavuşturmuş, yıldızları sayıyorum. Tüm gün boyunca güneşin kızgın ışınları altında kalmış kumlar henüz tam serinlememiş, hala ılık. Deniz, hafif şırıltısıyla uykumu getirirken, ıslak diliyle ayak parmaklarımı gıdıklıyor. Bir yerden burnuma çiçek kokuları geliyor. Derin bir nefes alıp yavaşça bırakırken göz kapaklarım ağırlaşıp, kapanıyor.

Aniden üzerinde uzandığım zemin titreşmeye, kum, nereden çıktığı belli olmayan rüzgarla havalanıp spiraller çizmeye başlıyor. Doğrulup ellerimle yüzümü korumaya çalışıyorum. Saçlarım kamçı gibi ağzıma boynuma çarparken kum tanecikleri gözlerime giriyor, tenimi ısırıyor. Zorlukla ayağa kalktığımda önümde kuvvetli bir ışık huzmesi görüyorum.
Kısa bir süre sonra hava duruluyor, başımı gökyüzüne doğru kaldırıp ışığın kaynağını bulmaya çalışıyorum. Bunun için fazla çaba sarfetmeme gerek kalmıyor. İşte orada, tepemde büyük bir disk var. Tam ortasındaki açıklıktan beyaz bir ışık eşliğinde yere bir silüet iniyor. Gözlerim parlaklığa alıştığında uzaylı olduğundan emin olduğum bu yaratığın, insandan pek farklı olmadığını görüyorum. İnce, uzun, sarışın bir erkek bana doğru ilerliyor.
Panikle yerime çivilenmiş olduğumu farkediyorum. Kaslarım kasılmış, yumruklarım sıkılı, çenem kilitli, nefesimi tutmuşum, neredeyse boğulacağım. Uzaylı adamın gülümseyen yüzü ve yumuşak bakan gözleri tekrar nefes almama ve uzuvlarımı gevşetmeme neden oluyor. Kadınca bir içgüdüyle rüzgar ve kumdan savrulup havalanmış ve cadıya dönmüş saçlarımı düzeltmeye çalışırken uzaylının ağzının oynadığını farkediyorum. Benimle konuşuyor, hem de Türkçe!
“Merhaba, sanırım sizi korkuttum. Affedersiniz.”
Benim sahilde karşılaştığım her yakışıklıyla sohbete daldığımı mı düşünüyor ne?! Ah pardon ama bu sıradan bir yakışıklı değil, offf ne desem…
“Mühim değil” deyiveriyorum sanki sık sık tepeme uçan daire iner ben de nefes kesici uzaylılarla karşılaşırmışım gibi. Sonra da kıpkırmızı oluyorum. Kesin salak olduğuma kanaat getirmiştir şimdi!
Böyle düşünüyorsa da belli etmiyor, gülümseyerek;
“Bizimle ilk defa karşılaşan pek çok dünyalıdan daha cesaretle karşıladınız bu durumu” deyip kalbimi kazanıyor.
Gözlerimi kırpıştırıp, ayak parmaklarımın ucunda öne arkaya yaylanıyorum, ellerimi nereye koyacağımı bilemiyorum. Şimdi ne demeli ne yapmalıyım? Kendimi 13 yaşında bir ergen gibi hissediyorum, bir sivilcelerim eksik. Beni bir şey söylemek zorunda olmaktan kurtarıyor. Daha da yaklaşıp bir kol mesafesi kadar yakınıma giriyor. Şimdi dünyada hiçbir canlıda olmayan renkteki güzel gözlerine bakabilmek için başımı kaldırmam gerekiyor.
“Benimle gelirseniz size dünyanızın uzaydan nasıl göründüğünü gösterebilirim” diyor. Bunu söylerken de bir elini tutmam için bana uzatıyor.
Aklım başımdan gitmiş gibi sersemce bir sırıtışla eline uzanıyorum. Güçlü bir şekilde elimi kavramasıyla kendimi uzay aracının içinde hızla atmosferden çıkarken buluyorum. İşte o zaman ilk defa huzursuzlanıyorum, ne olduğunu anlamak için kalbim çarparak etrafıma bakıyorum. Benim yakışıklı uzaylıya benzer erkek ve dişi başkaları da var. Kontrol panellerinin önünde çok meşgul görünüyorlar. O sırada bir kapı açılıyor ve içeri üniformalı iki sarışın uzaylı daha geliyor. Beni getiren yakışıklıyla anlamadığım bir dilde konuşuyorlar. Sonra bana dönüp bakıyorlar. Artık kalbim göğüs kafesimden dışarı çıkacakmış gibi atıyor. Bunun sonunun iyi olamayacağını düşünüyorum. Adamlar yanıma gelip iki yanımda durduklarında yalvaran gözlerimi bir umut benim uzaylıya çeviriyorum. O ise sesinde saklamadığı bir alay ifadesiyle;
“Siz dünyalı kadınlar ve bitmek bilmez romantizm düşleriniz” deyip başını çevirirken, adamların arasında sürüklenip odadan çıkarılıyorum.gece kumsal

ÖDÜLLÜ YARIŞMA

https://www.facebook.com/groups/227707380686346/

“Life Through the Lens Photography Contest” yarışma grubumuzun 1 yılı doldurması vesilesiyle Oya’nın Sandığı LBD ile ortak ve onun sponsorluğuyla ödüllü bir yarışma düzenledik.
Konumuz “AŞK”. Kadın erkek aşkını anlatan photoshop içermeyen kendinize ait en fazla 3 fotoğrafı 10 şubat 2015 salı sabah 9:00’a kadar yarışma grubu sayfasında paylaşabilirsiniz. Daha sonra oylamaya geçilecek ve sonuç 14 Şubat’ta ilan edilip, 1. 2. ve 3. ye fotoğraflarda görülen ödüller iletilecektir. Şimdiden iyi şanslar!anahtarlık yastık 1 yastık 2